İnsanlar Radyasyon Kadar Elektromanyetik Alandan da Korkmalı

CEP telefonları, bilgisayarlar ve birçok elektrikli cihazın yaydığı elektromanyetik alanların radyasyon kadar tehlikeli olabileceğine dikkat çekildi.

CEP telefonları, bilgisayarlar ve birçok elektrikli cihazın yaydığı elektromanyetik alanların radyasyon kadar tehlikeli olabileceğine dikkat çekildi. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Metin Özdemir, insan vücudunun belli bir elektromanyetik kuvvete dayanabildiğini, bunun üzerindeki güçte elektromanyetik dalganın zararlı olduğunu açıkladı. 

CEP TELEFONLARI, BİLGİSAYARLAR, YÜKSEK GERİLİM HATLARI YÜKSEK FREKANSTA MANYETİK ALAN YARATIYOR

Dr. Özdemir, ayrıca insanların radyasyondan kaçındığı kadar elektromanyetik alanlardan kaçınması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

"Manyetik alan elektrikle çalışan her sistemin ortaya çıkardığı potansiyel enerjidir. Manyetik kirli ve temiz manyetik alanlar olarak ikiye ayırmak gerekiyor. Temiz manyetik alan doğanın, toprağın bize uyguladığı manyetik alanlar. Bu alanlar insan vücudunda elektriksel akımı dengeleyen manyetik alanlardır. Kirli diye tabir ettiğimiz manyetik alanlara ise insanların girdiği zaman çok büyük sorunlar yaşadığını görüyoruz. Cep telefonu, bilgisayarlar, yüksek gerilim hatları bunlar çok yüksek frekansta manyetik alanlar yaratıyorlar. Bu da bizim hormon düzenimizden tutun, bağışıklık ve kan dolaşım sistemimize kadar etkiliyor."

"GECE BİLGİSAYAR BAŞINDAN VAKİT GEÇİRMEK BİYORİTMİ BOZUYOR"

Sabahları uyandığımızda 24 hertz kuvvetinde bir elektromanyetik dalga ile uyandığımızı belirten Dr. Özdemir, akşam yatarken de 4 hertz civarında bir elektromanyetik dalganın vücudumuzda olduğunu söyledi. Dr. Özdemir,  "Bu şiddet gece derin uykuya geçecek hormonlarımızı sağlıyor ama diyelim ki 23: 00'de bilgisayarın karşısında çalışıyoruz. Bilgisayar bize yaklaşık 100 Hertz bir manyetik alan dalgalanması yaratır. Vücudumuz da manyetik alanları taklit etme eğilimindedir. Gece 23: 00'de bizim vücudumuz 100 Hertz'te tekrar dalgalanmaya başlıyor. Bu da aktive edici hormonların tekrar yükselmesine neden oluyor. Doğal olarak da uykumuzu ve biyoritmimizi kaybetmemize neden oluyor. Bugünün insanları kirli manyetik alanlar içerisinde yüzüyor. Bu söylediğim de iddialı değil iyimser bir laftır. Elektromanyetik alanlara karşı çok dikkatli olmamız gerekiyor. Radyasyon herkesin bildiği bir konu ama aslında kirli manyetik alanlar çok daha tehlikeli."

"İNSANLAR RADYASYON KADAR ELEKTROMANYETİK ALANDAN DA KORKMALI"

İnsanların  radyasyondan korktuğunu ancak kirli manyetik alanların daha tehlikeli olduğunu belirten Dr. Özdemir, "Elektromanyetik alanlar cebimizde, sağımızda, solumuzda. Yapabileceğimiz tek şey cep telefonlarından, bilgisayarlardan, elektrikten olabildiğince uzak durmak. Olabildiğince doğal manyetik alanlar ile birlikte olmak, toprağa dokunmak. Olabildiğince her bulduğumuz ağaca dokunmak gerekiyor. Ayrıca evlerimizi çok yüksek katlı tercih etmemek gerekiyor. Bunlar bizim manyetik alanımızı düzenleyecek en doğal yöntemler" dedi.

"BAZ İSTASYONLARINDAN UZAK DURMAK LAZIM"

İnsanlarda bulunan ve P53 adı verilen bir genin kanser hücrelerini yakalayıp yok ettiğini söyleyen Dr. Özdemir, elektromanyetik alanların bu genin yapısında kırılmaya neden olduğunu açıkladı ve baz istasyonları ile cep telefonlarının tehlikelerine dikkat çekti, "P53 geni çalışamaz hale geldiğinde kansere yatkınlığımız ortaya çıkıyor. Biyoritim de günümüzün sorunu. Hormonel endeksi bozduğunuz anda duyguları bozuk, mutsuz insanlar ortaya çıkıyor. P53 geninin kırıldığını gösteren çalışmaların hepsi baz istasyonlarının etrafında yapılmış ama bu ciddi bir lobi. Bunu geçebilmek mümkün değil. Kesinlikle zararlı ve o bölgelerden uzak durmak lazım çünkü o bölgelerde insanlara dikkat ederseniz huzursuz ve mutsuz olduklarını görebilirsiniz. Onun için baz istasyonu olan yerlerden uzak durmak lazım."

- İstanbul