Her Adet Gecikmesi, "Adet Düzensizliği" Değildir!

Üreme çağındaki, her yaştaki kadında adet düzensizliği sorunu görülebiliyor. Adet düzensizliğinin altında yatan pek çok neden var. Bunlardan en sık karşılaşılanlar hormon düzensizlikleri ve mevsim değişiklikleri.

İki adet kanamasının başlangıçları arasında geçen süre,  yani bir adet kanamasının başladığı ilk günden diğer adet kanamasının başladığı ilk güne kadar geçen süre adet siklusu olarak adlandırılıyor.



Bu sürenin 21-35 gün arasında olması normal kabul ediliyor. Kadınların büyük bir kısmında adet siklusunun süresi 28 gün. Adetlerin 21 günden daha kısa aralıklarla tekrarlamasına  sık adet görme (polimenore) denilir, iki adet arasındaki süre 35 günü geçerse buna da seyrek adet görme (oligomenore) denilir. 



Adetler sırasında aşırı kanamaların olması, adet görme süresinin uzaması, az kanamalı veya kısa süreli adet görme, ara kanamalar da adet düzensizliklerindendir.



Adet düzensizliği üreme çağındaki her kadında görülebiliyor. Ancak ergenliğe yeni adım atmış kızlarda ilk adetin görülmesinden sonraki 1-2 sene süresince düzensiz adetlerin olmasını normal kabul etmek gerekiyor. Benzer şekilde üreme çağının sonlarına yaklaşmış olan menopoz öncesi kadınlarda da gecikme ya da erken görme şeklinde düzensizlikler daha sık görülüyor.



Bu dönemler dışında adet gecikmesi görüldüğünde öncelikle gebelik ihtimali gözden geçiriliyor. Kadının gebe olup olmadığının belirlenmesinin ardından adet gecikmesi yapabilecek diğer durumlar araştırılıyor. Ancak bir kadında adet kanamasının senede bir kez gecikerek olması ileri inceleme gerektiren bir durum olarak kabul edilmiyor. “Adet döngüsü vücutta bulunan  işlevleri birbirinden farklı hormon salgılayan birçok salgı bezinin uyum içinde çalışması sonucu oluşur.



Bu içsalgı bezlerindeki herhangi bir düzensizlik kendisini adet gecikmesi olarak gösterebilir. Mevsim değişiklikleri, hormon hastalıkları, üreme organları ile ilgili hastalıklar, stres gibi yaşam koşulları, ağır egzersiz veya aşırı kilo alıp verme adet gecikmesi yapan nedenlerdir.”



Kadın üreme sistemini kontrol eden hormonlar çok hassas dengelere sahip olduğu ve pek çok faktörden kolayca etkilenebildiği içini  doğurganlık çağında adet kanaması düzensizliklerine ve beklenmeyen kanamalara sık rastlanıyor.



Doğru tedavi yapılabilmesi için doğru tanı koymak şart. “tanı aşamasında jinekolojik muayene ve ultrasonografi yapılmalı, gebelik testi yapılarak gebelik ihtimali elenmelidir.” diyerek şöyle devam ediyor:  “Özel durumlarda ve tekrarlayan kanama düzensizliklerinde hormon tahlilleri, rahim iç tabakası örnekleme yöntemleri, magnetik rezonans görüntüleme ve bilgisayarlı tomografi gibi daha ileri incelemeler  yapılır.”



Çocuk isteyenlerde ise yumurtlamayı uyarıcı tedaviler ile birlikte altta yatan neden yönelik tedaviler uygulanıyor. İlaç tedavi ile genellikle başarı sağlanıyor. Nadir durumlarda endometrial ablazyon denilen rahim iç tabakasının tahrip edilmesi veya rahmin alınması gibi operasyonlar uygulandığını belirtiyor.



Acıbadem Hastanesi

İlgili Sağlık Konuları