Ekmeğin İçindeki Maddeler Bağımlılık Yapıyor

Prof. Dr. Canan Karatay, ekmeklerin içinde bulunan birçok katkı maddesinin eroin gibi bağımlılık yaptığını söyledi. Daha önce Tayyip Erdoğan'ın da değindiği konu tekrar gündeme geldi.

Karatay Diyeti’nin en önemli maddelerinden biri de ekmek ve karbonhidrattan uzak durmak. Hatta Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay Türk halkının temel besin maddelerinden biri olan ekmeği tıpkı sigara gibi direkt bırakmak gerektiğini, bu alışkanlıktan vazgeçmenin pek çok sağlık sorununu çözeceğini söylüyor. Ekmek yasak! Sebebine gelince; dilimizde 4 adet tat alma duyusu vardır; tatlı, acı, ekşi, tuzlu... Ekmeğin içindeki şekeri düşünürsek, şeker ağza alındığı zaman diğer 3 duyunun üzerini kaplıyor ve o duyuları dumura uğratıyor!

Bütün dünyada yiyecek endüstrisi de bu tat alma duyusunun bağımlılık yaptığını biliyor. Tatlı ve tuzlu her hazır yiyeceğin içine bu nedenle mısır şurubu dediğimiz, mısır unundan elde edilen son derece ucuz bir şeker olan früktoz katılıyor. Bütün ekmek, pasta, tatlı veya tuzlu ürünlerde bu yüzden früktoz bulunuyor. Onun için insanlar kilo problemlerini halletmeye çalışırken, alıştığı gıdaları bırakmakta, özellikle de ekmek ve tatlı grubunda son derece zorlanıyorlar. Aynı eroin gibi beyin “Ekmeksiz yapamam” diyor. Bundan vazgeçmek hiç kolay olmuyor. Bu sebeple burada früktozdan en tatlı zehir olarak bahsedebiliriz.

HASTALIKLARI BESLİYOR

Ayrıca ekmeklerin içine aşırı miktarda rafine tuz ve yumuşaklığını artırmak ya da daha çekici görünmesini sağlamak, raf ömrünü uzatmak amacıyla bizim için toksik olan birçok kimyasal madde eklenmektedir. Sonuçta bu kadar olumsuz etki bir araya toplanınca ekmek sizi değil vücutta sinsi sinsi gelişen dejeneratif hastalıkları beslemiş oluyor.Tabii bir de maya ve glüten konusu var. Türk halkında yaygın bir şekilde gizli maya ve glüten alerjisi olması, bu konuyu önemli hale getiriyor. Dünya Sağlık Örgütü, “Türkiye ekmek sorununu hallederse, sağlık sorununun yüzde 30’unu da halledebilir” demektedir.

Burada altı çizilmesi gereken önemli nokta, glisemik indeksi son derece yüksek olan (70-100) beyaz ekmeğin Türk halkı tarafındanyoğun olarak tüketilmesidir. Her  gün 7-8 dilim ya da ekmek arası diye yarım ekmek yemek, yani yüksek glisemik indeksli karbonhidrat tüketmek, sağlığa ciddi zarar veriyor. Ekmekten alınan boş ve toksik kaloriler sık acıkma nedenidir ve ensülin direncini tetiklemektedir. Düşük glisemik indeksli karbonhidrat tüketiminin dejeneratif (kronik) hastalıkların riskini azalttığı birçok bilimsel çalışma ile gösterilmiştir.

UNLU YİYECEKLERDEN UZAK DURUN

Bağımlılıktan kurtulma döneminde yufka ekmeği ya da tandır ekmeği dediğimiz yiyecekleri kullanmak da doğru değil. Ekmek de sigara gibi direkt bırakılmalıdır... Kilo vermek isteyenler, kalp ve tansiyon hastaları, şekeri yüksek olanlar unlu ve doğallığını kaybetmiş yiyeceklerden uzak durmalıdırlar.

Yapılan birçok bilimsel çalışma, ekmek yemeyi bırakanların kan şekeri, trigliserid ve ürik asit değerlerinin normalleştiğini göstermiştir. Ancak ekmek alışkanlığından kurtulduktan sonra yufka gibi ekmekleri, örneğin
Elazığ, Malatya gibi yörelerimizde yapılan yufka ekmeğini, tandır ekmeğini azar azar yiyebilirler.

EKMEK YERİNE BUĞDAY TÜKETİN

Ayrıca, daha önce de vurguladığımız gibi, hem kilo verme sürecinde hem de sonrasında yani yaşam boyu ekmek yerine ekmeğin hammaddesi olan buğdayı bütün olarak salata, çorba, pilav veya keşkek yemeği şeklinde tüketebilirsiniz. Esmer bulguru da aynı şekilde rahatlıkla kullanabilirsiniz.
Halkımız arasında, karbonhidratların yalnız ekmekten alınabildiği, başka türlü vücudumuza karbonhidrat giremeyeceği kanısı bulunmaktadır. Oysa doğal ve sağlıklı karbonhidratlar buğdayın kendisinde, bulgurda, fasulyede, mercimekte, sebzelerde, meyvelerde ve bütün kuruyemişlerde bulunmaktadır.

İlgili Sağlık Konuları