Kalp Kapakçığı "İz Bırakmayan" Operasyonla Değiştirildi

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: - Ameliyat olan Songül Saylam ve nişanlısından detaylar- Ameliyatı gerçekleştiren Yüksek İhtisas Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Prof. Dr. Haşmet Bardakçı ile röportaj- Songül Saylam ile röportaj- Nişanlısı Eray Tırpan ile röportaj- Detaylar Kalp kapakçığı "iz bırakmayan" operasyonla değiştirildi-Kalp kapakçığı değiştirilmesi gereken 22 yaşındaki genç kız, koltuk altından gizli kesi yöntemiyle yapılan operasyonla ameliyat izi dışarıdan fark edilmeden sağlığına kavuştu- Kalp Damar Cerrahı Prof. Dr. Haşmet Bardakçı: - "Göğsünü açmadan, koltuk altından 6 santimetrelik gizli kesiyle aort kalp kapağını değiştirdik.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: - Ameliyat olan Songül Saylam ve nişanlısından detaylar- Ameliyatı gerçekleştiren Yüksek İhtisas Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Prof. Dr. Haşmet Bardakçı ile röportaj- Songül Saylam ile röportaj- Nişanlısı Eray Tırpan ile röportaj- Detaylar Kalp kapakçığı "iz bırakmayan" operasyonla değiştirildi-Kalp kapakçığı değiştirilmesi gereken 22 yaşındaki genç kız, koltuk altından gizli kesi yöntemiyle yapılan operasyonla ameliyat izi dışarıdan fark edilmeden sağlığına kavuştu- Kalp Damar Cerrahı Prof. Dr. Haşmet Bardakçı: - "Göğsünü açmadan, koltuk altından 6 santimetrelik gizli kesiyle aort kalp kapağını değiştirdik. Kimsenin dışarıdan ameliyat olduğunu fark etmesi mümkün değil"- "Metal kapak yerine kullanılan 'biyolojik doku kapakçığı' sayesinde, anne karnındaki bebeğin gelişimini etkileyen kan sulandırıcı ilaç kullanmasına gerek kalmadı. Hasta anne olmak isterse çok rahat hamile kalabilir ve doğum yapabilir" DUYGU YENER - Kalp kapakçığı değiştirilmesi gereken 22 yaşındaki genç kız, koltuk altından gizli kesi yöntemiyle yapılan operasyonla ameliyat izi dışarıdan fark edilmeden sağlığına kavuştu.AA muhabirine açıklamada bulunan Songül Saylam'ın 12 yaşında geçirdiği bademcik iltihabı sonrasında kalbinde ortaya çıkan rahatsızlıkla uzun süre mücadele ettiğini söyledi. Yıllarca tedavi gördüğünü ve üniversiteye başladıktan sonra kalbinin onu her geçen gün daha fazla yormaya başladığını anlatan Saylam, doktorların kalp kapakçığının değişmesi gerektiğini, aksi takdirde ileride kalp nakline ihtiyaç duyabileceğini söylediğini aktardı.Üniversite yıllarında tanıştığı okul arkadaşı Eray Tırpan ile nişanlandığına işaret eden Saylam, sonrasında iz kalacağı korkusuyla yıllarca kalp ameliyatı olmak istemediğini dile getirdi. Saylam, "Vücudumda hep bir iz olacaktı, rahat giyinemeyecektim. Koltuk altından yapılan ameliyatı duymuştum ama Türkiye'de yaygın olduğunu bilmiyordum. Gittiğim doktor, Haşmet Bardakçı'nın adını verdi. Hasta yorumlarına baktım, hasta yakınları da çok güzel şeyler söylüyorlardı. Görüştük, bana güven verdi ve ameliyat olmaya karar verdim" diye konuştu. - "Aynada gördüğümde çok şaşırdım"Koltuk altından yapılan operasyonun izini kendisinin bile göremediğini belirten Saylam, "Aynada baktığımda 5-6 santimlik bir kesi olduğunu gördüm ve çok şaşırdım. Biyolojik kapak sayesinde rahatlıkla anne de olabileceğim. Düğünümüz, inşallah yaza olacak. Herkes gibi ben de çarpıntı olmadan yaşayacağım ve düğün hazırlıklarını rahatça yapabileceğim" dedi. - "Hiç düşünmeden kalbimi verirdim"Saylam'ın nişanlısı Eray Tırpan da arkadaşlıklarının üniversite yıllarında başladığını, sonrasında da evlilik kararı aldıklarını belirterek "Üç yıldır tanışıyoruz. Hastalığından uzun süredir haberim var. Son zamanlarda rahatsızlıkları artmaya başlamıştı. Sosyal ortamlarda daha fazla yoruluyor, kalbinin daha farklı çalıştığını hissediyordu" dedi. Nişanlısının vücudunda iz kalmasını hiçbir zaman dert etmediğini anlatan Tırpan, "Önemli olan Songül'ün ne istediğiydi. Benim açımdan iz kalması, çok problem değildi. Songül, kendini rahat hissedemeyecekti. Gebelik süreci de sıkıntılı olabilirdi. Songül, çok genç. Ameliyat, ne kadar erken olursa ilerleyen hayatında o kadar rahat edeceğini biliyorduk" değerlendirmesini yaptı.Ameliyat sayesinde nişanlısının sağlıklı bir kalbe kavuştuğunu dile getiren Tırpan, "Kalp kapakçığı ameliyatı olmasa ve organ nakli zorunluluğu ortaya çıksa hiç düşünmeden nişanlıma kalbimi verirdim" ifadesini kullandı.- "Hamilelik sürecinde büyük avantaj" Operasyonu gerçekleştiren Yüksek İhtisas Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Bölümü doktorlarından Prof. Dr. Haşmet Bardakçı, kendisine başvurduğunda aort yetmezliği yaşayan Songül Saylam'ın acilen kalp ameliyatına ihtiyacı olduğunu anlattı.Saylam'ın vücudunda iz kalacağı endişesiyle uzun süre ameliyatını ertelediğini ifade eden Bardakçı, "Ameliyat izi çekincesi vardı. Hiç göğsünü açmadan, koltuk altından 6 santimetreden aort kalp kapağını değiştirdik. Bu sayede vücudunda hiçbir iz olmadı. Ameliyat izini ancak ayna karşısında görebiliyor. Ameliyat olduğunun dışarıdan fark edilmesi mümkün değil çünkü koltuk altından gizli bir kesi ile bunu yaptık" dedi.Genç kızın kalbine metal kapakçık yerine biyolojik doku kapağı taktıklarını belirten Bardakçı, şöyle devam etti: "Ameliyatın bir diğer özelliği de biyolojik doku kapağı kullanmamız. Kalp kapağının değiştirilmesi gerektiğinde, özellikle anne olmak isteyen hastalarımızda biyolojik kapakları tercih ediyoruz. Bu hastamızda da biyolojik kapak kullandık. Biyolojik kapakların en büyük avantajı, kapak yüzeyinde pıhtı oluşma riskinin bulunmaması. Bu sayede hastalarımız ömür boyu pıhtı oluşumunu önleyen kan sulandırıcı ilaç kullanmak zorunda kalmıyorlar. Yaygın olarak kullanılan metal kalp kapaklarının sağlıklı çalışabilmesi için hastanın kan sulandırıcı ilaca ihtiyacı var. Kapak için kullanılan kan sulandırıcı ilaçların, anne karnındaki bebeğin gelişimine negatif etkileri olabiliyor. Doğumu güçleştirirken bebekte kalıcı hasarlara neden olabiliyor. Bu tür ilaçları kullanan hastalara özel protokollerle doğum yaptırılıyor. Songül ise çok rahat hamile kalabilir ve doğum yapabilir." - "Koltuk altı kalp ameliyatı ile estetik kaygı ortadan kalkıyor"Kalp ameliyatına aday hastaların, özellikle gençlerin, ameliyat izi kaygısıyla ameliyatlarını erteleyebildiklerini belirten Bardakçı, bu durumun hastalığın ilerlemesine neden olduğunu söyledi. Söz konusu yöntemin hastaları psikolojik olarak da rahatlattığı dile getiren Bardakçı, şunları kaydetti: "Koltuk altından yaptığımız kalp ameliyatlarında ameliyat izi çok küçük olduğu ve dışarıdan görünmediği için kişi kendisi bile ameliyat olduğunu unutup sağlıklı şekilde hayatına devam edebiliyor. Her gün aynaya baktığında göğsünün ortasındaki yara izi ile geçirdiği ameliyatı hatırlamak zorunda kalmıyor. Klasik keside ise hastalar 1,5 ay sırtüstü yatmak zorunda kalıyor."