Da Vinci Cerrahi İle Prostat Sonrası ''Ereksiyon Kaybı'' Tarih Oluyor!

Robotik cerrahi sayesinde prostat ameliyatı sonrasında ereksiyon kaybı yaşanmıyor!

Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi, en çok ürolojik cerrahide kullanılmaktadır. Sistemin en sık kullanıldığı cerrahi girişimlerin başında prostat kanseri tedavisi için uygulanan radikal prostatektomi ameliyatı gelmektedir. KadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ziya Akçetin robotik cerrahinin prostat ameliyatlarında hastaya sağladığı yararları anlatıyor. 

Da Vinci prostatektomisi özellikle radikal prostatektomi sonrası görülen ereksiyon bozuklukları ve idrar tutamama gibi iki ana ameliyat komplikasyonunun en aza indirgenmesini sağlamıştır. Görüntünün üç boyutlu ve büyütülerek konsola aktarılması, üroloğun rahat bir oturma pozisyonunda, hiçbir el titremesi olmaksızın girişimini gerçekleştirebilmesini sağlamakta ve bu şartlar ereksiyondan sorumlu olan nörovasküler demetin (sinirlerin) çok daha iyi bir şekilde korunmasını mümkün kılmaktadır. Sinirlerin daha iyi korunuyor olması, ereksiyonun devam etmesini sağlamak yanında ameliyat sonrası dönemde idrar kontrolünün daha çabuk sağlanmasına imkan vermektedir. Bu yöntemle kan kaybı çok az olmakta, hatta çoğu olguda hastaya kan nakli yapılmamaktadır.

Ameliyat sonrası dönemde hastada daha küçük yara izleri kalmakta ve kozmetik sonuçlar iyi olmaktadır. Hastanede kalış süresi çok kısalarak hastaların iş ve sosyal yaşamlarına bir an önce dönmeleri mümkün olmaktadır.

Robot destekli da Vinci ameliyat sistemi, hassas hareket kabiliyeti, keskinlik ve kontrol kolaylığı sayesinde ürolojide yalnızca radikal prostatektomi değil, aşağıdaki diğer girişimlerde de kullanılabilmektedir:

2000’li yıllarda radikal prostatektomide laparoskopik radikal prostatektomi açık radikal prostatektomiye göre daha çok kabul görmeye başladı. Başlarda en önemli gerekçe olarak kesinin ve ameliyat izinin azlığı gösterilmekte idi. Bu hem doğru, hem de yanlış bir tespitti. Deneyimli açık cerrahlar, oldukça küçük bir kesi üzerinden radikal prostatektomiyi gerçekleştirebiliyorlar ve laparoskopik cerrahlara kafa tutuyorlardı. Ancak onkolojik uzun dönem sonuçları, idrar kaçırma ve ereksiyon kaybı gibi parametreler incelendiğnde yavaş yavaş laparoskopik prostatektomi öne çıkmaya başladı. Robotik cerrahi ise her iki yöntemin de olumlu yanlarını birleştirerek radikal prostatektomilerde ABD’de 2005 yılında %20’den, 2009 yılında %85’e yükselerek tartışılmaz en sık uygulanan yöntem haline geldi.

 

İlgili Sağlık Konuları