İyi Anne Baba Olmaya Çalışmayın

İyi anne baba olmaya çalıştığımızda bazı konularda dozu aşıyoruz ve hiç ummadığımız olaylar başımıza geliyor.

"İyi anne-baba olmaya çalışmayın, ağlarsınız!

Lütfen, “İyi Anne” olmaya çalışmayın.

Her şey iyi anne olmaya çalışmakla başlıyor. İyi anne oluyum, çocuğum iyi olsun. Peki çocuğumun “iyi” olması benim iyi olmamdan mı geçiyor, yoksa ben iyi anne olacam diye, çocuk istemediğim bir hal mi alıyor?

Şimdi, "ne var yani , iyi anne olmanın nesi kötü ki" diyebilirsiniz.

İyi anne olmaya çalışan anneler! Sizin düşündüğünüz gibi bir çocuğa sahip olabiliyor musunuz?

Örneğin; 0-6 yaşta sizin istediğiniz gibi yemek yiyor mu? Sizin istediğiniz gibi zamanında yatıyor mu? Sizin istediğiniz gibi oturması gereken yerde oturup konuşması gereken yerde konuşuyor, susması gereken yerde susuyor mu?

Örneğin; ilkokul döneminde sizin istediğiniz gibi ödevinin başına zamanında oturuyor, zamanında bitiriyor ve notları da hep sizin istediğiniz gibi yüksek mi? Sizin beklediğiniz gibi okula gittiğinizde öğretmen çocuğunuzdan çok memnunum diyor mu?

Örneğin; ergenlik dönemine giren çocuğunuz, sizin hayal ettiğiniz gibi akıllı, uslu, dengeli, büyüklerine saygılı, başka hiç bir şeyle ilgilenmeyip, 8.sınıfta SBS lisede de YGS ve LYS’ den başka bir şey düşünmeyen, sadece sizin düşündüğünüz gibi geleceğini mi düşünüyor? Yoksa ders çalışıyor gibi görünüp, arkadaşlarıyla zaman mı öldürüyor?

Örneğin; meslek seçiminde sizin görüşlerinizi dikkate alıp, annem babamın da bir bildiği vardır, hayat tecrübesi vardır, onları bir dinleyim mi diyor; yoksa, siz ne bilirsiniz deyip ben bildiğimi okurum mu diyor?

Örneğin; eş seçiminde, sizin istediğiniz gibi size ve ailenize uygun, benzer sosyal yapıdan ve benzer dünya görüşünden ve size uygun bir aileden mi seçim yapıyor , yoksa “biz birbirimizi seviyoruz, ailesiyle evlenmiyorum ya , siz mi evleniyorsunuz ben mi? diyerek kendi bildiğini mi okuyor?

Örneğin; evlendikten sonra sizin istediğiniz gibi sizi sık sık ziyaret ediyor mu? Yoksa olabildiğince sizden uzak mı durmaya çalışıyor; “ iş güç işte, bizim de kendimize göre sorunlarımız var” mı diyor?

Örneğin ; siz hastalanıp, elden ayaktan düşünce, size bakım gerektiğinde, ya da eşinizi kaybedip, yalnız kaldığınızda, en yakınınızdan bir sıcaklık aradığınızda, sizi evine alıp ölene kadar bakıyor mu? Yoksa size bir bakıcı buluyor ya da huzurevine mi yerleştiriyor?

İşte iyi anne olmaya çalışan anneler, yaşadığınız ya da yaşayacağınız senaryolar bunlar olabilir. Sonra da “çocuklar hiç beni dinlemiyor, okumadı bizim oğlan o kadar da uğraştık dershane dershane gezdirdik, paralar saçtık, “çocuğun içinde olacak (!)” evlatlarım hayırsız çıktı, “oğlan bizi tanımaz oldu, karısının ağzına bakıyor” gibi dövünmeler hiç bitmez!

Peki kim suçlu, iyi anne olmaya çalışan anneler mi? yoksa çocuklar mı? Ya da içinde yaşadığımız zaman mı? Son yılların moda tabiriyle “ zaman kötü ” . M.Ö 5. yüzyılda ünlü filozof Sokrates’in dediği gibi “ Şu zamanın gençlerine de akıl sır erdiremiyorum.”

Görüldüğü üzere 2500 yıldır gençlerin tutumunda bir değişiklik olmamış. Onlara zamane gençler diyen yetişkinlerin tutumunda da.

Sevgili iyi anne olmaya çalışan anneler, sizin göremediğiniz bir şey var ki, o da siz bir yerde yanlış yapıyorsunuz :

1. Çocuğun normal gelişim dönemlerinde olması gereken bazı olumsuzluklar olmasın istiyorsunuz , bu yüzden ya aşırı tedbir ve önlem alıyorsunuz ya da fazladan müdahale ediyorsunuz.

2. Çocuğa hayatın içinde kendi kendine öğrenme şansı tanımayıp, çocuğun yerine her şeyi düşünüp, hazır bir hayat sunmaya çalışıyorsunuz . Aşırı koruma ve kollama duygusuyla, acı çekmesin istiyorsunuz.

Şimdi biraz da kuramlara bakalım. Güncelimizde gördüğümüz bu tipler tek tek belirlenmiş ve karikatür gibi tipolojiler ortaya konmuş. Peki bu tipler kafadan mı uydurulmuş tabii ki hayır, psikoloji biliminin ışığında değişik kuramların ortak tipleri oluşturulmuş.

Hangi anne baba tipleri bunlar;

Fedakar anne :
Bu anne, çocuklarını yetiştirirken büyük acılar çeker. Kendisini feda eder, saçını süpürge eder. Özgürlüğünü ve zamanını feda eder ve kendini unutur. İlgilerini daraltır ve tek düşündüğü çocuklarıdır. Kendisini bu şekilde sunmaktan mutluluk duyar. Sonra da çocuklarının ona minnettar kalmalarını ister.

Endişeli anne : Çocuklarını tüm zor ve tehlikeli şeylerden korumaya çalışır. Onun için dünya tehlikelidir ve tedbir alınmazsa felaket olur. Aşırı kaygılıdır.

Ayaklı kütüphane anne: Bu anne çocukların eğitimini kendi görevi olarak görür.Onları kitaplara ve planlara göre yetiştirir.Fazlasıyla doğru şeyler yapar, fakat doğal dikkat ve sevgisi eksiktir.Yaptığı yatırımın karşılığını bekler, başarılı olursa kendi başarısı, başarısız olursa çocuğun suçudur.

Kıskanç anne : Bu anne tipi, çocukları bağımsız hale gelip de evden ayrıldıklarında yıkılır. Anne kendini gereksiz hisseder. Çocuklarını nankörlükle suçlar.Baskıcı pozisyonunu çocukları büyüdükleri halde, onları eleştirerek elde tutmaya çalışır.Giyim tarzlarını, arkadaşlarını, evini ve eşiyle ilgili tutum ve davranışlarını eleştirir.

Arkadaş anne : Son zamanların en moda annesi, “biz çocuklarımla arkadaş gibiyiz” derler.Çocuklarına hayır diyemez, onların her istediğini yapar, sonra da hiç sözümü dinlemiyorlar diye şikayet eder.

Peki ya babalar, hep annelere yüklenmeyelim,

Sabırlı melek :
Kendisini çocukların sorunlarından uzak tutan, saf, iyi, ilgili, şefkatli, duygusal baba. Sorun olduğunda ortalıkta çözüme dair bir davranışı yoktur.Topu anneye atar, ve hatta anneyi suçlar “ sen çocuğu çok sıkıyorsun” diye.

Sert baba : Çocukların kendine ayıracakları zaman olamaz, onlar bütün zamanını çalışmaya ayırmalıdırlar. Çocuğun ne yapıp ne yapayacağını kendi belirler. “Çalış, çalış, çalış yoksaaaa…”

Diktatör baba: Çocuklarını asker gibi yetiştirir. Sert disiplini mutlak itaat, hırs ve dakiklik gerektirir. Derinlerde genellikle iyi yüreklidir, fakat eğitim sürecinde sertliği yumuşaklıkla nasıl birleştireceğini bilemez. Diktatör baba, emirlerine itaat edileceğinden emindir, ancak biraz hoşgörü payı da bırakır.

Sihirbaz baba : Çocuklarını tamamen özgür bırakır. Çocukların heveslerine uygunsa istediklerini yapmalarına izin verir.Çocuklar onu bir arkadaş olarak görür, fakat genellikle anne, babanın bu tutumundan şikayet eder. Neden sihirbaz ,çünkü şapkadan tavşan çıkarmaya çalışır ama şapkadan tavşan çıkmaz.

Hükümdar baba: Ne över, ne söver. Kendi varlığının çocukları yetiştirmek için yeterli olduğunu düşünür, işine gider işinden gelir. Var mıdır, yok mudur bilinmez, sadece saygı duyulur.

Bu anne baba tiplerinden 3 tipik ebeveyn tutumu ortaya çıkıyor:

1. Başarı, hırs, dakiklik, düzen, mükemmeliyetçi, tutumlu, kusursuzluk değerlerine önem veren tip. Anne baba memnun, çocuk memnuniyetsizdir. Ama çocuk büyüyünce yukarıda saydığım çocuğun yetişkin formu oluşur. Anne Tipi; ayaklı kütüphane – Baba tipi ; Diktatör baba, sert baba . VAY BU ÇOCUĞUN HALİNE! Ama çocuk büyüyünce VAY BU ANNE BABANIN HALİNE !

2. Aşırı sevgi ve hoşgörü, pasif beklentili, cezanın olmadığı, zorlukların istenmediği tip. Çocuk memnun, anne baba memnuniyetsizdir çünkü, yukarıda sıraladığım çocuk ve yetişkin tipleri ortaya çıkar, Anne tipi ; fedakar anne, Baba tipi ; sabırlı melek. VAY BU ANNE BABANIN HALİNE!

3. Tutarsızlığın ve gel-gitlerin yaşandığı tip, aile ne yapacağını bilemez ve anne babanın aralarında tutarsızlık vardır. Anne tipi ; kıskanç anne, arkadaş anne – Baba tipi ; sihirbaz baba, hükümdar baba. VAY BU AİLENİN HALİNE! Hem çocuk rahatsız , hem anne baba rahatsızdır, herkes birbirini suçlar, ömür gelir geçer…

Evet şimdi bu anne babaların hepsi çocukları için yaşıyorlar. Çocuklarının iyiliğini istiyorlar, kendileri için değil “Onlar için yaşıyorlar” özetle “İYİ ANNE BABA OLMAYA ÇALIŞIYORLAR”

Ben de diyorum ki ; “İYİ ANNE BABA OLMAYA ÇALIŞMAYIN AĞLARSINIZ”

Psk. Uğur DEMİRBAŞ
 

İlgili Sağlık Konuları

İlgili Haberler