Bu 11 Besin Gençleştiriyor!

"İyi Yaşa" platformunda sağlıklı yaşam ve dengeli beslenme konularında önerilerde bulunan Diyetisyen Gizem Şeber, gençleşmek için sofralarda kullanılabilecek 11 besini açıklıyor.

BALIK: Balıkta bulunan omega-3 yağ asitlerinin vücutta birçok kronik hastalığın ortaya çıkmasına yol açan inflamasyon (yangı, iltihap) durumunu azalttığı uzun zamandan beri bilinen bilimsel bir gerçek. Omega-3 yağ asitleri aynı zamanda kendimizi daha mutlu ve enerjik hissetmemizi sağlıyor. Yeterli omega-3 yağ asidi tüketenlerin kilo yönetiminde daha başarılı oldukları da biliniyor.

BRASSİCA SEBZELERİ: Karnabahar, brokoli, Brüksel lahanası, lahana ve mor lahana gibi sebzeler içerdikleri izotiyosiyanatlar ile özellikle kolon, akciğer, pankreas, prostat ve mide kanserlerine karşı koruma sağlarlar. Brassica sebzelerinden maksimum fayda elde etmek için haşlamak yerine buharda pişirmeyi tercih etmelisiniz.

KÜÇÜK KIRMIZI MEYVELER: Böğürtlen, ahududu, yabanmersini gibi küçük kırmızı-mor meyveler içerdikleri antioksidanlarla yaşlanmayı geciktirici etki gösteriyorlar. Besinlerin anti-aging etkilerini gösteren Dünya'da geçerli ORAC puanlandırma sisteminde ilk sıralarda yerlerini alıyorlar.

ZEYTİNYAĞI: İçerdiği tekli doymamış yağ asitlerinin ve bazı antioksidan öğelerin kalp sağlığını korumaya ve geliştirmeye yardımcı olduğu uzun zamandan beri biliniyor. Bazı bilimsel çalışmalar kimi kanser türlerine karşı da koruma sağladığından bahsediyor. Zeytinyağı anti-aging etkili ve sağlıklı bir gıda olsa da 1 tatlı kaşığı 50 kalori içeriyor. Bu nedenle de tüketim miktarı konusunda dikkatli davranmakta fayda var.

KAKAO: Panamalılar arasında kalp hastalıklarının en düşük görüldüğü Kunalılar incelendiğinde diğer Panamalılardan farklarının kakao içeceklerini sıklıkta tükettikleri olduğu fark edildi. Bilim adamlarının bu konuda yaptıkları araştırmalar sonucunda kakaonun kalp hastalıkları, demans ve tip 2 diyabete yakalanma riskini azalttığı belirlendi. Kakaonun damarları koruyucu etkisi olduğu düşünülmektedir.

SÜLFÜR İÇEREN SEBZELER: Soğan ve sarımsak gibi sebzelerin içerdikleri sülfürlü birleşiklerin anti-aging etkisi olduğu biliniyor. Anti-aging etkileri bakımından sıralandıklarında kuru sarımsak başı çekiyor. Onu taze sarımsak, kuru soğan, taze soğan ve pırasa takip ediyor.

TURUNCU SEBZELER: Havuç, bal kabağı ve tatlı patates gibi sebzelere turuncu rengi veren beta-karoten güçlü bir antioksidan. Özellikle deri bütünlüğü ve göz sağlığı açısından da önem taşıyor. Yapılan bilimsel çalışmalar kalp ve kemik sağlığını korumakta önemli olduğunu göstermiştir.

ZERDEÇAL: Son yıllarda üzerine yapılan bilimsel çalışmaların giderek arttığı baharatlardan biri olan zerdeçalın içerisinde bulunan kurkumin antioksidanının Alzheimer'a karşı koruma sağladığı düşünülmektedir. Yine diyabetin ilk alarmı olan insülin direncini kırmaya yardımcı olduğuna dair bilimsel çalışmalar vardır.

DOMATES: İçerdiği laykopen ile prostat kanserine yakalanma riskini azalttığı biliniyor. Laykopen aynı zamanda güneş ışınlarına karşı derimizi koruma altına alıyor ve kollojen adı verilen ve kaybı ile cildimizin yaşlandığı maddenin yıkımını azaltıyor.

KARPUZ: Birçok insan çok şekerli olduğunu düşündüğünden tehlikeli olduğunu zannetse de karpuz içerdiği sitrulin ile bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve vücudu toksin öğelerden arındırıyor.

AVOKADO: Yağ içeriği yüksek olan bir meyve olan avokadoda bulunan yağlar kalp sağlığı açısından oldukça önemli ve gerekli. Avokado aynı zamanda yüksek protein içeren diyetler sonucunda vücutta oluşan asit durumunu dengelemek konusunda da yardımcı. Yine yapılan bilimsel çalışmalar avokadonun yanında tüketildiği besinin vücutta daha etkin kullanılmasına yardımcı olduğunu gösteriyor. Avokado antioksidan etkili E vitamininden de zengin."

İlgili Sağlık Konuları

İlgili Haberler