Ulusal Kanser Kongresinden Önemli Notlar!

"XIX. Ulusal Kanser Kongresi"; Türk Radyasyon Onkolojisi, Tıbbi Onkoloji ve Türk Pediatrik Onkoloji Grubu Dernekleri'nin ev sahipliği ile 20 – 24 Nisan 2011 tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirildi.

XIX. Ulusal Kanser Kongresi Başkanı Prof. Dr. Faruk Zorlu, bu yıl kongreye toplam bin 320 kişinin katıldığını ifade ederek kanserin tedavi edilmesi ve hastaların yaşam kalitesinin artabilmesinin ön koşulunun koordineli ekip çalışması olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Faruk Zorlu ayrıca "Sigaranın kontrol altına alınmasının hepimiz arkasında durmak zorundayız" diyerek kanserle mücadelede günlük yaşamın düzenlemesinin büyük önem arz ettiğini belirtti.



Dr. Zorlu, “Televizyon dizileri dolaylı olarak kansere davetiye çıkarıyor. Ekran başında hareketsiz uzun süre geçirmek kanseri tetikliyor. Diziler ekrana bağlıyor. Buna abur cubur eklenince tehlike büyüyor” dedi.



Kongre Eşbaşkanı ve Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Demirkazık, sistemik tedavide özellikle son yıllarda önemli gelişmeler olduğunu paylaştı. Sistemik tedavide "hedefe yönelik tedavi"lerin özellikle öne çıktığını ve yüksek başarı elde edildiğini ifade eden Demirkazık, "Artık gelecekte kanser tedavisinde her hastaya özel tedavi uygulanacak. Buna 'farmakogenetik' deniliyor" dedi. Demirkazık, farmakogenetiğin onkolojide kullanıma girdiğini dile getirdi.



Tüm branşlarda hastanın genetik özelliklerine uygun bireysel tedavi programlarının zamanla tüm branşlarda kullanılacağını belirten Demirkazık, bu sayede daha az yan etki, daha yüksek etki elde edilebileceğini, yaşam süresinin ve kalitesinin artacağını vurguladı.



Pediatrik Onkoloji B.D öğretim üyesi Prof. Dr. Rejin Kebudi çocukluk çağı kanserlerinde gelişmeleri değerlendirdi. Dr. Kebudi, çocukların 1960'larda yüzde 20’sinin iyileştiğini günümüzde ise artık yüzde 70’lere kadar iyileşme oranının ulaştığını belirtti.



900 erişkinden biri çocukluk çağı kanserinin sağ kalanı. Şu anda yüzde 65 oranında 7 yıllık sağ kalım var. Biz de yüzde 80’e ulaşabiliriz. Erişkinde olduğu gibi tarama testi yok. Burada erken tanı önemli. Tabii bu noktada ailelere büyük görev düşüyor. Aileler ne yazık ki hekime geç başvuruyor. Ailelerin erken belirti ve bulguları fark etmesi lazım.  Erken tanıda başarı yüzde 80 ama ne yazık ki hastaların üçte ikisi ileri evrede geliyor” dedi.



Çocukluk çağı kanserinde kemoterapinin daha iyi yanıt verdiğini ifade eden Kebudi, bu hastalarının tedavisinde karşılaşılan en önemli sorunlardan birinin yatak sayısının yetersiz olmasından kaynaklandığını vurguladı.



Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şuayib Yalçın ise başta akciğer, böbrek ve kolon olmak üzere birçok kanser türünde önemli gelişmeler olduğunu belirtti. Yeni ajanlar ve kişiye yönelik tedavilerle şifa ve sağ kalım oranının arttığını vurgulayan Yalçın, "Tüm kanserlerde yüzde 20-30 oranında şifa oranı arttı" dedi.

İlgili Sağlık Konuları

İlgili Haberler