Obezite ve ruh sağlığı arasındaki ilişkiye dikkat çeken uzmanlar uyarıyor

Psikiyatri uzmanları, obezite şikayetiyle sağlık kurumlarına başvuran hastaların yüksek oranda stres ve ruhsal patolojiler yaşadığını belirtiyor. Batı tarzı beslenme nedeniyle depresyon, anksiyete gibi psikiyatrik semptomların oluşma riskinin arttığı da vurgulanıyor. Hedonik açlık ve hazza dayalı beslenmenin etkileri konusunda uyarıda bulunan uzmanlar, yüksek kalorili yiyeceklerin tüketilmesinin obeziteye zemin hazırlayabileceğine dikkat çekiyor.

Son zamanlarda obezite şikayetiyle sağlık kurumlarına başvuran hasta sayılarında ciddi bir artış gözlemlendiğini belirten Psikiyatri uzmanı Dr. Cengiz Soylu, "Bu hastalara yapılan ruhsal muayenelerde yüksek oranda stres varlığı ve başta depresyon olmak üzere ruhsal patolojiler tespit edilmektedir. Yapılan araştırmalarda ise Batı tarzı beslenme nedeniyle depresyon, anksiyete gibi psikiyatrik semptomların oluşma riskinin arttığı gösterilmiştir. Yine başta depresyon ve anksiyete bozuklukları olmak üzere birçok ruhsal hastalığın da aşırı yeme ya da hazza dayalı yemeyi artırdığı görülmüştür" dedi.

Hedonik açlık (hazza dayalı oluşan açlık durumu) ve hazza dayalı beslenmenin etkileri üzerine konuşan VM Medical Park Pendik Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Cengiz Soylu, bu konuda uyarılarda bulundu. Son zamanlarda obezite şikayetiyle sağlık kurumlarına başvuran hasta sayılarında ciddi bir artış gözlemlendiğini dile getiren Uzm. Dr. Soylu, "Bu hastalara yapılan ruhsal muayenelerde ise yüksek oranda stres varlığı ve başta depresyon olmak üzere bazı ruhsal patolojiler tespit edilmektedir" diye konuştu.

STRES BESLENME SORUNLARINI ORTAYA ÇIKARABİLİR

Stres ve beslenme arasındaki ilişkiye dikkat çeken Uzm. Dr. Soylu, "Modern yaşantı tarzı insanoğluna zenginlik, mutluluk ve huzur vaat etmiş olmasına rağmen bunların çoğu gerçekleşmemiş, aksine insanoğlu daha çok stres yaşamaya başlamıştır. Stres ise birçok bedensel ve ruhsal hastalıkların veya durumların ortaya çıkmasına neden olarak hayatımızı zora sokmuştur. Stresin ortaya çıkardığı sorunlardan biri de literatürde 'hedonik-hazza dayalı beslenme', 'stres kaynaklı yeme', 'duygusal yeme', iyi hissetmek için yeme', 'besin bağımlılığı' gibi birçok terimle ifade edilmekte olan beslenme sorunudur. Bu beslenme sorunu ciddi oranda obeziteye neden olabileceği için önemlidir" şeklinde konuştu.

YÜKSEK KALORİLİ YİYECEKLER OBEZİTEYE ZEMİN HAZIRLAYABİLİR

Yüksek kalorili besinlerin tüketilmesinin bazı etkilerinden bahseden Uzm. Dr. Soylu, şu bilgileri paylaştı:

"Günümüzde yüksek kalorili ve lezzetli yiyecekler, bunlara kolay ulaşılabilirlik, büyük porsiyonlar ve besin ortamındaki değişiklikler obezite nedenidir. Tüm bunlar, bireylerin sadece enerji ihtiyacını karşılamak için değil, sıklıkla tok hissettiklerinde bile yemek yemelerine neden olmaktadır. Özellikle yüksek kalorili ve lezzetli yiyeceklerin tüketilmesi için meydana gelen dürtüsel süreçler, vücudun gerçekten ihtiyacı dışında aşırı beslenmesine yol açmaktadır. Üstelik bireyin yediği besinden zevk almayı hedeflemesi, besin tüketim kontrolünü sağlamayı da zorlaştırmaktadır."

REKLAMLAR HAZZA DAYALI YEME İSTEĞİNİ ARTIRABİLİR

Hedonik beslenmenin, ihtiyaca göre değil, tamamen hazza uygun olarak beslenilmesi durumu olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Soylu, "Besinin görülmesi ya da koklanması, yemek yiyen insanları görme, reklamlar gibi çevresel tetikleyiciler ya da stres varlığı, duygu durumu veya ödüllendirici deneyimler gibi duygusal tetikleyiciler hedonik-hazza dayalı beslenmenin temelinde yer almaktadır" açıklamasında bulundu.

AKDENİZ TARZI BESLENME RUHSAL BOZUKLUK RİSKİNİ AZALTIYOR

Beslenme ile ruhsal durum arasında iki yönlü bir ilişkinin olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Soylu, şunları söyledi:

"Bir yandan bireyin beslenmesi ruhsal durumunu etkileyebilmekteyken, diğer taraftan bireyin ruhsal durumu beslenmesini etkileyebilmektedir. Yapılan araştırmalarda Batı tarzı fast-food beslenme ile depresyon, anksiyete gibi psikiyatrik semptomların oluşma riskinin arttığı gösterilmiştir. Tam tersine Akdeniz tarzı beslenme ile de ruhsal bozukluk oluşma riskinin azaldığı görülmüştür. Yine yapılan araştırmalarda başta depresyon ve anksiyete bozuklukları olmak üzere birçok ruhsal hastalığın aşırı yeme ya da hazza dayalı yemeyi artırdığı görülmüştür. Sıkıntısı olan insanlar adeta yiyerek sıkıntılarını ifade etmektedirler. Modern beslenme ortamı da, bireyin üzerindeki baskı ve hedonik açlık arasındaki ilişkiye katkıda bulunabilmektedir."

UYKUSUZLUK DA AŞIRI YEMEYİ TETİKLİYOR

Hedonik açlığın kimlerde görülebileceğine değinen Uzm. Dr. Soylu, "Klinik gözlemlerimize göre şişman veya obez bireylerde, kadınlarda, genel anksiyete bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluğu ve atipik depresyonu olanlarda, hedonik açlık daha sık ortaya çıkmaktadır. Yine birçok vakada kalıtsallık bile söz konusu olabilmektedir. Günümüzün en önemli sorunlarından biri olan uykusuzluğun da iştahı ve besin alımını uyardığı bilimsel çalışmalarda gösterilmiştir" ifadelerini kullandı.

BİLİNÇLİ OLUNMALI

İnsanların ve hatta sağlık çalışanlarının hedonik beslenme ve obezite konusunda bilinçli olmasının son derece önemli olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Soylu, "Gereğinden fazla beslenme eğilimi taşıyan, tatlı ve atıştırmalık tüketimi fazla olan, bunun yanında stresi olan bireylerin hedonik obezite açısından farkındalıklarının olması zamanla ortaya çıkabilecek ikincil sorunların önlenmesi açısından önemlidir" diyerek sözlerini sonlandırdı.