Kadınlarda Hormon Bozukluğu

Hormon bozukluğu ifadesinin en çok kullanıldığı durumların ilk sırasında, özellikle genç yaşlarda karşılaşılan aşırı tüylenme ve kıllanmada artış durumu gelir

 1 ) Hormon bozukluğu nedir?


 




Hormon bozukluğunun çok geniş bir anlamı vardır. Sadece kadınlar ve hamilelik ile alakalı hormonları kapsamamaktadır. Aynı zamanda bütün hormonlar ile alakalı gelişen bozuklukları da kapsar.


 


 




Erkeklerde de bir takım hormonal bozukluklarına rastlanabilmektedir. Ancak hormon bozukluğu ifadesi kullanıldığı zaman, kadınlar tarafından ilk olarak adet düzeni, tüylenme ve kısırlık ile alakalı hormonlar akla gelir.


 


 




Ülkemizde hormon bozukluğu ifadesi çok sık telaffuz edildiği halde, her zaman doğru ve yerinde kullanılmadığı görülmektedir. Aslında kadınlarda çok az hastalık hormon bozukluğu ile alakalı olarak gelişmektedir. Her adet bozukluğunun, her tüylenmenin, her kısırlığın meydana gelme sebebi, hormon bozukluğundan kaynaklanmaz. Hatta bu durumların az bir kısmında hormon bozukluğu ile karşılaşılmaktadır.


 


 




Hormon bozukluğu ifadesinin en çok kullanıldığı durumların ilk sırasında, özellikle genç yaşlarda karşılaşılan aşırı tüylenme ve kıllanmada artış durumu gelir. Hirsutismuz olarak ifade edilen bu durumlarda, aslında çoğu zaman hormon değerleri normal olarak çıkar. Yapılan tahlillerde de genel olarak sonuç normal görülür. Buna rağmen neredeyse bütün tüylenme artışı, toplum arasında hormon bozukluğu olarak ifade edilse de, bu doğru değildir.


 


 




2 ) Aşırı tüylenme kimlerde görülür?


 


 




Aşırı tüylenme, hormonlarda bozukluk ile alakalı bir şekilde gelişebileceği gibi, daha çok yapısal olduğu (özellikle esmer tenlilerde) görülür. Bazı ırklarda normal oranda olan tüylenme durumu, hastalara çok miktardaymış gibi gelebilir.


 


 




Polikistik over sendromu ile alakalı olarak ta aşırı tüylenme görülebilmektedir. Bazı tüylenme durumlarında hormonlarda artışa rastlanmaz. Ancak kıl foliküllerinin hormonlara duyarlılığında artışa rastlanabilmektedir.


 


 




3 ) Hormon bozukluğu ve adet düzensizliği


 


 




Hormon bozukluğu ifadesinin en çok kullanıldığı bir başka durum da, adet düzensizlikleridir. Adet düzensizliği bazı durumlarda kadınlık hormonları olarak ifade edilen (FSH, östrojen v.b) hormonlarda bulunan bozukluklar ile alakalı olarak gelişebilir. Bazı durumlarda guatr (TFT, T4, T3) hormonlarında görülen bozukluklar ile alakalı olabilmektedir. Ancak adet düzensizliği problemi ile başvuran hastaların büyük bir kısmında, (yaklaşık %80 ile %90'ında) herhangi bir hormonda bozukluk ile karşılaşılmamaktadır ve yapılan tahlillerin sonuçları normal çıkar. Bu sebepten dolayı da, her adet bozukluğu meydana geldiğinde, hormonal bozukluk gibi bahsedilmemesi gerekir. İlk olarak stres, emzirme, kullanılan çeşitli ilaçlar, depresyon gibi durumlar olmak üzere pek çok sebep, kadınların adet düzenini etkilemektedir. Aynı zamanda başka hastalıklar ile alakalı olarak da, adet düzensizliği meydana gelebilir. Adet düzensizliği problemi bulunan kadınların çok büyük kısmında da, herhangi bir hastalık veya hormon bozukluğuna rastlanmamaktadır.


 


 




Elbette ki bazı durumlarda, özellikle de menopoza yakın yaşlarda hormonlarda çeşitli bozukluklara rastlanabilmektedir. Nadiren genç yaşlarda da yumurtalık hormonları veya guatr hormonları gibi hormonlarda bozukluk teşhis edilebilmektedir.


 


 




4 ) Kadınlarda adet düzeni, tüylenme ve kısırlık ile alakalı hormonlar nelerdir?





 


 




4.1 FSH


 


 




Beyinde hipofiz organından salgılanır. En önemli görevi, yumurtalıkların uyarılmasını sağlayarak, östrojen hormonunun üretiminin arttırılmasını sağlamaktır. Adet döneminin ilk günlerinde artarak yumurta gelişimine yardımcı olur. Gelişen yumurta da östrojen üretimini sağlar. Bu hormon erkeklerde de bulunur. Menopoz döneminin yaklaştığı zamanlarda, FSH hormonunda artış görülür. Yapılan hormon tahlillerinin sonucunda, menopozun belirtisi olan başlıca gösterge FSH hormonunda artış tespit edilir. Aynı şekilde FSH hormonu belli bir seviyeden daha fazla olan kadınların, normal yollardan veya tüp bebek ile hamilelik elde etme şansının düşük olduğu bilinir. Hatta bu değerin çok yüksek olması halinde, tüp bebek tedavisi ve hamilelik tedavileri uygulanamamaktadır.


 


 




4.2 LH


 


 




Beyinde hipofiz organından salgılanır. Yumurtalıklar üzerinde etki gösterir ve olgun yumurtanın oluşum çatlamasına yardımcı olur. Adet döneminin ortasında, LH hormonunun artması (LH piki) ile beraber, olgun olan yumurta çatlar ve yumurtlama meydana gelir. Çatlatma iğnesi olarak ifade edilen ilaçlar da, LH hormonunun bu etkisine benzemeye çalışarak yumurtlamanın gerçekleşmesini sağlarlar. LH hormonu erkeklerde de bulunur ve testislerde leydig hücrelerini uyararak testosteron hormonu üretimine yardımcı olup, sperm gelişimine etki eder.





 


 




4.3 Prolaktin (Süt hormonu)


 


 




Beyinde hipofiz organından salgılanır. Memelerden süt salgısını sağlar. Gebelikte ve hipofiz adenomu olanlard düzzeyi artar. Gebelik veya doğum olmadığı halde çeşitli etkilerle prolaktin hormonu artarsa göğüslerden süt gelmesi olur buna galaktore denir. Prolaktin hormonu yüksekliğinde adet görememe, adet düzensizliği, hamile kalamama gibi problemler olabilir.





 


 




4.4 Estrojen (Estradiol, E2)


 


 




Başlıca yumurtalıklardan salgılanır. Ergenlik dönemi içerisinde dişi özelliklerin gelişmesine yardımcı olur. Memenin gelişmesine etki eder ve adet düzeni için progesteron ile beraber önemli rol oynar. Adet döneminin ilk yarısında daha yüksek düzeyde bulunmaktadır.


 


 




4.5 Testosteron


 


 




Asıl olarak erkeklik hormonu olarak kullanılsa da, kadınlarda az da olsa bulunmaktadır. Bu hormonun artması halinde, kadınlarda aşırı tüylenmeye sebep olabilir. Ancak az önce de ifade edildiği gibi, aşırı tüylenme görülen kadınların nadir bir kısmında bu hormon bozukluğu ile karşılaşılır.


 


 




4.6 Progesteron


 


 




Yumurtalıklardan salgılanan bir hormondur. Adet döneminin ikinci yarısında daha çok etki eder. Hamileliğin başlaması ve devam etkisinde görev alır.


 


 




4.6 TSH


 


 




Beyinde bulunan hipofiz bezinden salgılanır. Boyunda bulunan troid bezini uyararak hormon salgılamasını (T3 ve T4) sağlar. Troid hormonlarının vücutta çok çeşitli görevleri olduğu için TSH'daki bir bozukluk da bunlar üzerinden çok çeşitli etkiler oluşturabilir. Guatr hastalığında bu hormonların düzeyi bozulur. Adet düzensizliği ve kısırlık üzerinde etkili olabilir.


 


 




4.7 T4 (troksin) ve T3 (triiyodotironin)


 


 




TSH'nın etkisi ile boyunda bulunan troid bezinden salgılanan hormonlardır. Guatr hormonları olarak da ifade edilmektedir. Çünkü guatr hastalığında seviyelerin bozulmasına sebep olabilmektedir. Seviyelerin artmasına hipertroidi, azalmasına ise hipotroidi denir. Adet düzenine de etki eder. Bunun dışında vücutta çok çeşitli görevleri bulunmaktadır.


 


 




4.8 DHEA-SO4 (Dihidroepiandrosteron Sülfat)


 


 




Aşırı tüylenme durumlarında değerlendirilen hormonlardan birisidir.


 


 




4.9 17 Hidroksi Progesteron (17-OH-P)


 


 




Aşırı tüylenme durumlarında değerlendirilen hormonlardan birisidir.


 


 


İlgili Sağlık Konuları