Ciltteki Sarkmalara Yeni Çözüm

Zaman içinde yer çekiminin etkisiyle yüz kaslarında gelişen sarkma, cerrahiye gerek kalmaksızın, radyofrekans ve ultrason teknolojisinin bir arada kullanıldığı yeni uygulamayla düzeltilebiliyor.

Zaman içinde yer çekiminin etkisiyle yüz kaslarında gelişen sarkma, cerrahiye gerek kalmaksızın, radyofrekans ve ultrason teknolojisinin bir arada kullanıldığı yeni uygulamayla düzeltilebiliyor.

Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Berna Şanlı, düzenlenen basın toplantısında, yeni yöntem hakkında uygulama yaparak bilgi verdi.

Cilt dokusuna gerginlik kazandıran yöntemin, özellikle, yüz, kol ve bacaklarda uygulandığını belirten Şanlı, şöyle dedi:

"Gençleştirme etkisi yaratan yeni uygulama, elektrik akımı verilerek, vücut ısısını artırarak uygulanan diyatermi odaklı radyofrekans, kasların toparlanmasına etki eden kontraksiyon ve ultrason teknolojisinin bir arada kullanıldığı, uluslararası patentli bir sistemdir. Yüksek yoğunluklu, odaklı radyofrekans enerjisi ile cildin nem ve esnekliğini sağlayan kolajenlerin üretimi artırılıyor. Uygulamayla, deforme olan yüz ovali, yeniden şekillendiriliyor, sarkmalar düzeliyor."

Şanlı, yeni uygulamayla, özellikle yüz kaslarının titreşim teknolojisi ile uyarılarak, toparlanmasının sağlandığını, teknolojinin bel çevresinin sıkılaştırılması ve yağ aldırma cerrahisi sonrasında da vücudun şekillendirilmesi amacıyla kullanıldığını belirtti.

Yöntemin, cerrahiden çekinen hastalar için bir seçenek olduğunun altını çizen Şanlı, cilt uygulamalarında özellikle akne izlerinin hafifletildiğini, leke ve çillerin yok edildiğini de aktardı.

"Ciltte yeni kolajen oluşumu sağlanıyor"

Şanlı, yeni uygulamanın en önemli avantajının, 7 ayrı yöntemin tek seansta yapılabilmesi olduğuna dikkati çekerek, diğer yöntemlerde hastanın cildinde görülebilen kızarıklık ve tahrişin, bu teknolojide söz konusu olmadığını belirtti. hasta üzerinde uygulama yaparak, süreç hakkında bilgi verdi.

Hastanın yüzü temizlendikten sonra, ilk aşamada ultrason peeling ile cildin derinlemesine temizlendiğini anlatan Şanlı, "Klasik yöntemlerde sıkılarak gözenekler temizleniyor ve çok acıtıyor. Bu yöntemde hasta hiç acı hissetmeden, ultrason dalgaları ve su yardımıyla gözenekler 10 dakikada temizleniyor" dedi.

İkinci aşamada ise farklı bir başlık kullanılarak yine radyofrekans dalgalarıyla cilt altındaki kasa ulaşıldığını ve spor yapıldığını ifade eden Şanlı, bu şekilde ciltte lifting sağlandığını ve cildin sıkılaştığını, çene, yanak sarkmalarının giderildiğini ve kaşın kaldırıldığını kaydetti.

"Bölgesel inceleme sağlıyor"

Üçüncü aşamada ciltteki her bir kırışıklık üzerinde yaklaşık bir dakika çalışılarak kolajenin uyarıldığını anlatan Şanlı, şu değerlendirmede bulundu:

"Çatlak tedavisinde de kullanılıyor. Dördüncü aşamada, ucunda 25 altın iğne bulunan başlık ile cilde uygulanarak, cilt yüzeyinde herhangi bir kanamaya yol açmaksızın cildin derin kısımlarında delik açılıyor ve minik yaralar yapılıyor. Minik yaraların arasında sağlam kalan dokudan buraya hücre yürüyerek yaraların iyileşmesini sağlıyor. Ardından ultrason peeling başlığı kullanılarak, cilde uygulanacak antioksidan ve nemlendirici, vitaminler, deri altına kadar derinlemesine yediriliyor."

Beşinci aşamada ise karın, kol sarkmaları, kalça gibi bölgeler için cilt altındaki kasa kadar ulaşılarak kasılma yaptırıldığını aktaran Şanlı, "Bunun için deri altındaki yağ dokusu radyofrekans dalgalarıyla ısıtılıyor. Bu, bölgesel incelme sağlıyor. Altıncı aşamada da deri altı yağ dokusuna ultrason dalgaları gönderiliyor ve yağ hücreleri köpük haline getiriliyor. Bu şekilde bölgesel incelmeye katkı sağlanıyor. Son aşamada ise bölgede kaslara müdahale edilerek, toparlanma sağlanıyor" sözlerine yer verdi.