Kış Mevsiminde Güneş Lekelerinizi Unutmayın!

Güneşin fotosentez, D vitamini oluşumunu sağlamak, ısı ve ışık yaymak, mikropları öldürmek ve insanlara psikolojik olarak olumlu etkilemek gibi sayısız yararı bulunuyor. Ancak güneşin faydaları olduğu kadar birçok zararı da var.

Güneş, yaydığı UVA ve UVB ışınları nedeniyle cilt hücrelerini bozduğu için oldukça zararlı.  Güneşin zararları bu kadarla sınırlı değil. Uzun yıllar güneş ışınlarına maruz kalındığında deride güneşin geç dönem etkileri ortaya çıkıyor.

Bunlar güneşe bağlı deri yaşlanması, ciltte ince veya kalın çizgilenme, kuruluk, ince kırmızı damarcıklar, renk bozukluğu , derinin esnekliğinin azalması ve siyah noktalardır. Bu olay sadece yaz aylarında güneşlenirken olmuyor. Bu açıdan yolda yürürken, araba kullanırken, spor yaparken de güneşten korunmak gerekiyor.

Güneş, yaydığı UVA, UVB ışınları nedeniyle cilt hücrelerini bozduğu için oldukça zararlı. UVA ve UVB ışınlarını birçok kişi ismen biliyor. Ancak bu ışınların özelliği, birbirinden farkı ya da benzerliği pek bilinmiyor. Ultraviyole A ışınları yeryüzüne ulaşan ancak ozon tabakasında süzülmeyen ışınlar arasında yer alıyor. Bu nedenle güneş ışığı içinde UVB’ye göre 1000 kat daha yoğun olarak bulunuyorlar.

Bulutlardan ve camdan geçme özelliğine sahip. Derinin alt tabakasına etki ettikleri için, bronzlaşma gelişiyor. Ultraviyole B ışınları ise yeryüzüne ulaşarak güneş yanığına veya kızarmaya neden oluyor. Üstelik bu ışınlar  derideki hücrelerde, bağ dokusunda ve deri damarlarındaki hasarın başlıca sebebi. Her ne kadar uzun yıllar UVB ışını daha zararlı olarak bilinse de yapılan araştırmalar UVA ışınlarının daha zararlı olduğunu ortaya koyuyor.

Bugün ultraviyolenin, deri kanserlerine neden olduğu biliniyor. Bu sebeple özellikle güneş altında çalışan insanlar ve deniz kenarında bronz bir ten uğruna saatler boyunca güneşlenen kişiler risk altında.

Acıbadem Hastanesi Bakırköy Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Rıfkiye Küçükoğlu  ışınların diğer etkileri ile ilgili şunları söylüyor: “Uzun süre güneşe maruz kalma, derinin bağ dokusunu etkileyeceğinden, kronik hasarlanma sonucu, erken deri yaşlanması ortaya çıkacaktır. Güneş ışınları pigment hücrelerini de etkilediğinden istenmeyen çiller veya lekelerin oluşması kaçınılmazdır. Diğer taraftan güneş ışınları, bağışıklık sistemini zayıflatmakta bunun sonucunda infeksiyonlara direnci azaltmaktadır.

Güneş lekelerine maruz kalmamanın birincil şartı, güneşe karşı korunmaktan geçiyor. Prof. Dr. Küçükoğlu alınması gereken önlemleri şu şekilde sıralıyor:

Güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde (11:00-15:00) güneşe çıkmayın. Yazın bulutlu havalarda da UV ışınlarının % 50’ si yeryüzüne ulaştığından koruma önlemleri alınması gerektiğini unutmayın.

Sık dokuma ve renkli giysiler tercih edin. Ayrıca şapka ve gözlük de kullanın.

Güneşten koruyan ürünleri bilinçli kullanın. Güneşe çıkmadan yarım saat önce kremi uygulayın ve 3 saatte bir tekrarlayın. Deniz veya havuzlardan çıkınca, terleyince duş alarak tekrar krem sürün.

Beyaz tenlilerin, sarışın ve açık gözlü kişilerin, çocukların, yaşlıların ve güneşe duyarlılığı olanların her gün ve faktörü 30’un üzerinde olan güneş koruyucu kullanmaları gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Buğday tenli ve esmerseniz SPF (Güneş koruma faktörü) 15 ve üzerinde olan ürünleri tercih edin.

Daha fazla bilgi için : Alo  Acıbadem 444 55 44


 

İlgili Sağlık Konuları

İlgili Haberler