Emzirmenin Tarihçesi

Dünyadaki en kutsal görevlerden birisi emzirmek, en kutsal mesleklerden birisi de anneliktir. Emzirmenin incelikleri hakkında bilgi vermeden önce, emzirmenin tarihteki yerine de biraz göz atalım istiyorum.

 

Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE

/* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin-top:0cm; mso-para-margin-right:0cm; mso-para-margin-bottom:10.0pt; mso-para-margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:Calibri; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-fareast-language:EN-US;}

Anne sütü ve emzirme eski çağlardan beri bir saygınlığın ifadesidir, Eski Mısır'da kadınların çoğu köle olarak çalıştırılırken, emziren kadınlar süt anneler el üstünde tutulur, hatta Kraliyet Sarayında düzenlenen etkinliklere davet edilirlerdi ve bu kadınların çocukları adeta kralın akrabası sayılırdı. Yunan mitolojisinde baktığımızda bir Yunan tanrıçasının sütünü içenlerin ölümsüzlük kazandığına, herkesin bildiği güç timsali Herkül'ü yenilmez yapan şeyin de annesinin sütü olduğuna inanılırdı. Antik çağlardan beri anne sütü ve emzirme kavramı çok değerlidir, çünkü, anne sütü Yaradan'ın insanlara en büyük armağanıdır.
 

Emzirmenin Bebeğe Faydaları

Anne sütü ve emzirme bebeğin sağlıklı gelişmesini sağlamakla kalmaz, dünyaya gelen bebeğin bu yeni ortama alışması ve korkularını yenmesi için inanılmaz bir fırsattır. Anne karnında iken karanlık sıcak bir ortamdaki bebek, dışarı çıktığında soğuk ve gürültülü bu yeni ortamda, adeta ne yapacağını şaşırır; sürekli ağlar, kendi onayı olmadan koparıldığı
 

anneye daha yakın olmak ister. Bu noktada anne memesi ve emmek onu bu fırtınalardan koruyan bir liman, adeta yarasına bir merhem gibidir. Emmek bebekle anne arasında güvenli bağlanmayı sağlarken, bir yandan da bebeğin karnının doymasını ve sağlıklı bir şekilde gelişmesine katkı sağlar. Anne sütü her an temiz bir şekilde hazırdır, ısıtmak
 

sterilize etmek gerekmez. Günümüzün ekonomik koşullarını da dikkate aldığımızda en önemli özelliklerinden birisi de, bebek beslenmesinin en ucuz, daha doğrusu bedelsiz tek şeklidir.
 

Anne sütü içinde bulunan bazı özel biyokimyasal maddeler sayesinde, bebeğin bağışıklık sistemi daha dengeli olur. Dolayısıyla özellikle ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenen bebekler daha sağlıklı olurlar, bu bebeklerde ileride alerjik hastalıklar ve enfeksiyon hastalıkları daha seyrek görülür. Anne sütünün sindirimi diğer sütler ve mamalara göre çok daha kolaydır, anne sütü ile beslenen bebeklerde kusma, kabızlık ve gaz gibi sindirim şikayetleri daha az görülür. İçeriğindeki özel yağ bileşimi sayesinde sinir dokuları ve beyin gelişimi, görme fonksiyonlarının gelişimi çok daha sağlıklı olacaktır.
 

Emzirmenin Anneye Faydaları

Bebeğe faydaları saymakla bitmeyen emzirmenin siz sevgili anneler için de birçok faydası olduğunu biliyor muydunuz?
 

Doğumu başlatan oksitosin hormonu, aynı zamanda emzirmenin başlamasını da sağlar; emzirdikçe salgılanan oksitosin de, hamilelikte genişleyen rahimin tekrar küçülmesine ciddi katkılar sağlar. Dolayısıyla düzenli emziren bir anne, doğumdan sonra çok daha kolay toparlanacaktır. Düzenli emziren annelerde kadınlara özgü kanserler, kemik erimesi ve ileri yaşlarda hipertansiyon, kalp krizi gibi kalp damar hastalıkları da daha seyrek görülür.
 

Emzirmeye Ne zaman Başlanmalı?

Emzirme sürecinin sağlıklı bir şekilde başlaması ve sürdürülmesi için dikkat edilmesi gereken önemli bazı noktalar vardır. Her şeyden önce bebeğin doğumdan sonra en kısa sürede emzirilmesi gerekir. Bu süre 30 dakika, en fazla da 1 saati geçmemelidir. Çünkü bebek doğum sırasında büyük bir stres altındadır, dolayısıyla kanında bulunan stres
 

hormonları dediğimiz bazı maddeler, bebeğin son derece canlı ve aktif olmasını sağlar, bir süre sonra kanda bu maddelerin seviyesi azalacağı için bebek uyuklamaya başlar ve süreç gecikebilir.
 

Emzirmek Sütünüzü Arttırıyor

İkinci önemli ipucu bebek ağladıkça, istedikçe emzirilmelidir. Bu bazen 15 dakikada bir, bazen yarım saatte bir, bazen de saatte bir olabilir. Bebek uzun süre anne memesinden ayrılmak istemeyebilir, bu durum annenin sütünün yetmediği anlamına gelmez. Ağlama sebepleri arasında açlık son sıralarda yer alır, bebek doğal ihtiyacından dolayı, yeni
 

dünyaya henüz alışamadığı için ve içgüdüsel olarak anne sütünü arttırmakla görevli olduğu için sürekli emmek ister, aç olduğu için değil. Anne sütü dışında verilecek şekerli su, mama, bitki çayı gibi diğer tüm sıvılar doğal mekanizmaları bozarak, annenin süt yapımını olumsuz etkiler. Anne sütü emdikçe bitmez emdikçe artar, her emme seansı, bir
 

sonraki öğünün sütünü hazırlayacaktır. Annenin sütünü arttırması için çok önemli 2 ipucu
 

bebeğin sık sık emzirilmesi ve günde 2,5-3 litre su içmektir. Sütünüzü arttırmak için çok yüksek kalorili diyetlere, tatlılara ve hoşaflara ihtiyacınız yok. Bu konuda daha detaylı bilgi almak isteyenler, Süt Yapan Yiyecekler adlı makalemizi okuyabilirler.
 

Emzirme Pozisyonunun Önemi

Emzirmenin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için gerekli 3. faktör bebeğin doğru pozisyonda emzirilmesidir. Emerken bebeğin ağzına süt akmasını sağlayan süt kesecikleri, annedeki göğüsün kahverengi dokusu altında yer alır. Dolayısıyla bu kahverengi dokunun, bebeğin dili ile damağı arasında sıkışması, pompalama etkisiyle bebeğin ağzına daha bol süt akmasını sağlar. Sadece meme başının kemirilmesi hem annenin meme başının zedelenmesine, meme başı çatlaklarının oluşmasına, hem de bebeğin yeterince beslenememesi sonucu bir kısır döngüye yol açar. Doğru emzirme
 

pozisyonunda bebeğin ağzı tam olarak açık olmalı, dudakları dışa dönük olmalı ve göğüsteki kahverengi bölgenin büyük kısmının bebeğin ağzını doldurması gerekir.
 

Emzirmeyi Destekleyen Psikolojik Süreçler

Emzirmek doğal bir süreçtir bunun doğal ve basit bir şey olduğunu bilmek, annenin sütünün yettiğine inanması, tüm bunlar psikolojik olarak süreci daha da kolaylaştırır. Sağlıklı bir emzirme için ne annenin ne de bebeğin üst düzey bir eğitim alması gerekmez. Zaten bebekte doğuştan, içgüdüsel olarak arama, emme ve yutma refleksleri vardır,
 

birkaç kez denedikten sonra kolayca bunu öğrenir. Lohusa bir anneye her zaman olumlu mesajlar verilmelidir; ne yazık ki toplumumuzda bebek ağlıyor diye anneye "senin sütün yetmiyor kızım, sen en iyisi bu bebeğe mama ver, bak yazık nasıl da ağlıyor" gibi söylemlerle olumsuz mesajlar verilir. Oysa kimse bilmez ki bu olumsuz mesajlar annenin psikolojisini bozarak hormonal faaliyetlerini olumsuz etkiler ve dolayısıyla süt miktarı hızla azalır. Süt salgısı zihinde başlar, çünkü süt üretimini sağlayan hormonlar annenin beyninde Hipofiz bezinden salgılanır. Bu nedenle sevgili anneler lütfen sütünüzün yetmediğine inanmayın, etraftan duyacağınız olumsuz mesajları dikkate almayın. Bir
 

bebeğin doyduğunun, sütünüzün yettiğinin tek bir nesnel kanıtı vardır, o da bebeğin aldığı kilo, lütfen doktorunuzla işbirliği içinde olun, bebeğinizin kilo alımı yeterli ise sadece ağlıyor diye asla mama vermeyin. Çünkü bebeğiniz için en iyisi sizin için en iyisi anne sütü ve emzirmektir. Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığımız, ilk 6 ay tıbbi bir gereklilik olmadığı takdirde anne sütü dışında hiçbir sıvının bebeğe verilmemesini önermektedir. Sağlıcakla kalın. Bebeğiniz ve sizlerin sağlığı ile ilgili her tür bilgiye Doktoramcam.com sitemizden ulaşabilirsiniz.
 

Uzm. Dr. Anıl Yeşildal
 

​Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
 

Doktoramcam Portal Yöneticisi
 

 



İlgili Sağlık Konuları

İlgili Haberler