Toplantıda konuşan uzmanlar, akrabalık dışı nakilllerin serbest bırakılıp havuz sistemi oluşturulması durumunda organ nakli bekleme sorununun büyük ölçüde ortadan kalkacağını belirtti
Merkezi Japonya’da bulunan Astellas ilaç firması tarafından İzmir Çeşme’de düzenlenen Türkiye’deki ve Dünya’daki organ nakil cerrahlarının biraraya geldiği ‘Transplantasyonun Yarını Değiştirenler’ konulu toplantıya akrabalık dışı nakillerin serbest kalması düşüncesi damgasını vurdu. Çeşme RadissonBlu Otel’deki düzenlenen toplantıda organ nakil cerrahları, transplantasyon alanındaki gelişmelerle ilgili verileri meslektaşlarıyla paylaşırken, organ nakillerinde Türkiye’deki beyin ölümlerindeki bağış yetersizliğine dikkat çekildi. Uzmanlar, Türkiye’de beyin ölümlerindeki bağış miktarının Avrupa’nın üçte biri oranında olduğunu, bağışların yetersizliği yüzünden her yıl çok sayıda insanın organ bulunamadığı için hayatını kaybettiğini söyledi. Toplantıya Hollanda’dan katılan organ nakli uzmanı Prof.Dr. Van Hoof, “Türkiye’de organ bulunamadığı için insanlar ölüyor. Halbuki havuz sistemiyle akrabalık dışı nakilllerin önü açılırsa, organ bekleyen hasta kalmaz” diye konuştu. Astellas Avrupa Başkanı Wim Kockelkoren ve Astellas Türkiye Genel Müdürü Piet Dury‘in de katıldığı toplantıda konuşan Bilim Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Ata Bozoklar, Türkiye'de organ nakli yapan merkez ve uzman sayısı her geçen gün artsa da yeterli organ bağışı yapılamadığı için giderek uzayan hasta bekleme listelerine bir türlü çözüm üretilemediğini söyledi. Bozoklar, hastaların bir an önce organa kavuşabilmesi için gelişmiş ülkelerdeki gibi organ bağışlarının bir havuz sisteminde toplanarak organ ihtiyacı olan hastaya akrabalık bağı aranmadan naklin yapılabilmesinin önünün açılmasıyla ancak bu listelerin kısalabileceğini ifade etti. Yerli ve yabancı bilim adamlarının çeşitli sunumlarla katıldığı toplantıda organ naklinin Türkiye sürecini Doç. Dr. Murat Kılıç anlattı. Doç. Dr. Kılıç, Türkiye'de organ bağışlarının yüzde 75'inin canlıdan yapılan nakiller, yüzde 25'inin ise kadavradan alınan nakiller oluşturduğunu gelişmiş ülkelerde ise bu oranların tam aksi olarak gerçekleştiğini ifade etti. Doç. Dr. Kılıç, Türkiye’de halen böbrek organı ihtiyacı olan 60 bin hastanın olduğuna işaret ederek, “Diğer bir deyişle, halen 60 bin hasta böbrek bulamadığı için diyalize bağlı bir yaşam sürüyor. Bunun en önemli nedeni bağış azlığı. Organ naklinin yaygınlaşması için çeşitli sivil toplum örgütlerinin bu konuda ciddi adımlar atması gerekiyor. Öncelikle toplum içinde seslerini duyurabilmek için belli bir sayıya ulaşmaları gerek. Yılda 4 bin civarında beyin ölümü gerçekleşiyor. Ancak bu konuda geçen yılı baz aldığımızda bunların sadece 952'si zamanında tespit edilebildi ve 298'i bağışa dönebildi. Oysa beyin ölümlerinin tamamı tespit edilebilseydi bağış sayısı bin 200'lere çıkacaktı. Böbrek konusunda diyaliz alan veya nakil yapılan hastaların birinci yılda maliyeti hemen hemen aynı, fakat birinci yıldan sonra nakil olan hastanın maliyeti yarı yarıya düşüyor.