Depresyon İlaçları Hakkında Bildiklerimiz Yanlış!

Ruhsal bozukluklar ve psikolojik rahatsızlıkların ilaçla tedavi edilmesi ve bu alanda araştırmalar yapan bilim dalı Psikofarmokolojidir.

1950'lere kadar sinir ilaçları bağımlılık yaratan bir tür uyuşturucu etki yaparak hastaları sakinleştiren işlevi vardı ve gerçekten de yan etkileri çoktu. Fakat Psikoterapi gelişmesi ve çeşitlenmesi, elektroşok ve manyetik uyarım sayesinde beyine uyarı vererek de ruhsal bozuklukları tedavi etmek mümkün oldu.

Aynı zamanda özellikle 1980'lerden sonra sinir sistemi ilaçları bilimsel gelişmelerle birlikte yan etkileri çok aza indirildi ve ihtiyacı olan gönül rahatlığıyla psikiyatrik ilaçları kullanmaya başladı. Fakat halk arasındaki eski inanış değişmedi: psikiyatrik ilaçlar bağımlılık yaratır, çok yan etkileri vardır" inanışı. Artık yeni nesil psikiyatrik ilaçların antibiyotiklerin yan etkisinden fazla yan etkisi yok ve tedavi için gerekli olduğu psikiyatri uzmanları tarafından vurgulanmaktadır.

Psikiyatrik ilaçların diğer tıp dallarında verilen ilaçlarda olduğu gibi olumlu etkisi yanında bazı yan etkileri olabilir. Fakat halk arasında bu ilaçlar hakkında çok yanlış inanışlar maalesef kesin doğrular halini almış durumda. Bu öyle bir boyuta gelmiş hasta ister yetişkin olsun, ister çocuk tedavi sürecinde ilaç varsa tedavi olmaktan vazgeçilebiliyor.

 

Düşünün siz kanser hastasısınız ve bu süreçte saçlarınız dökülecek diye tedavi olmayı kabul etmeyip, ölümü bekliyorsunuz. Aynı şekilde ruhsal bir bozukluğunuz var ve tedavide kullanılan ilaç kilo almanızda da neden olabilir diye tedavi olmaktan vazgeçip ruhsal bozukluğun daha ciddi boyutlar almasına izin veriyorsunuz. Diğer tıp dallarında olduğu gibi bu alanda da tedavi olmak için ilaçları kullanmak gerekiyor. Yan etkilerinden korkup tedaviye başlanmazsa durum çok ciddi hale gelebilir.

 

Bu ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Arkadaşıma şu ilaç iyi gelmiş bende aynısından alıyım deyip, doktor kontrolü olmadan düzensiz bir şekilde alınırsa tabi ki ilaç olumsuz etki yaratabilir. Doktor hangi dozda, ne sıklıkla, ne kakar süre boyunca alacağınız konusunda sizi yönlendirecektir.

 

Diğer bir sorunda psikiyatrik bozuklukların hastalıkların diğer hastalıklar gibi bir hastalık olduğu ve hastanın hasta olduğunu kabul etmemesidir. Ben ilaç almadan tedavi olabilirim düşüncesi çok yaygındır. Zaten doktor eğer bu bozukluğun sadece psikoterapi ve diğer yöntemlerle iyileşeceğini bilse ilaç vermeyecektir. Hastalık ilaçsız tedavi edilemeyeceği için ilaç verilmektedir.

 

Başka tıp doktorların verdiği ilacı kullanmaya kimse itiraz etmezken konu psikiyatrik ilaçlar olunca herkes uzmandır ve kulaktan kulağa bu ilaçlarla ilgili yanlış inanışlar yayılır.

 

Bundan dolayı da hasta ilaç almayı kabul etmez ve tedavi olamaz. Hastanın asıl endişesi ilaç alırsa çevresindekilerin ona "deli" diyeceğidir. Aslında ilaçla düzeltilecek bir durum öyle ciddi boyutlar alır ki ilaç almayı kabul etmediği için rahatsızlık "akıl hastalığı" boyutunu alabilir. Asıl delilik ilaç almayı reddetmektir.

Özelikle bu çocukların alanında sık görülen sorunlardan biridir. "Ben yetişkinim bana bir şey olma. Ben ilaç alayım ama çocuğumun ilaç almasına asla izin veremem" gibi düşünlerle çok sık karşılaşıyoruz. Aileler merkezimize "ilaçsız bir tedavi yok mu?" diye gelir.

Bizde ilaç gerektiği için Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanına yönlendirmemiz gerektiği ve ilaçsız tam bir iyileşme olamayacağını açıklarız. Fakat aileler çocuğu psikiyatriste götürmez ve durumun daha vahim hal almasını bekler ve pişman olup tekrar geldiklerinde tedavi olmaya geç kalmış olurlar.

Çocuklarında psikiyatrik ilaç almasında bir sakıncası yoktur. Antibiyotikler çocuklara verirken nasıl doktor kontrolünde veriyorsa bu ilaçlarda da doktor kontrolünde verilir ve doğru dozda verildiği sürece yan etkileri çok az olacaktır. Bu yan etkiler çocuk soğuk algınlığı yaşadığında verilen ilaçlardan farksız olacaktır.

 

Fakat çocuğun ilaç kullanmasına aile karşı çıkar ve tedavi olmasına engel olursa, çocuktaki semptomlar daha ilerleyecek ve başa çıkılmaz hal aldığında aile pişman olup döndüğünde daha ağır psikiyatrik ilaçlar alması gerekecek ve bu ilaçların yan etkisi de daha fazla olacaktır. Tabi bu durumdan en çok çocuk zarar görecektir.

Bu nedenle psikiyatrik ilaçlara, çocuğunuzu hasta edecek zehir gibi bakmayın. Adı üzerinde psikiyatrik ilaçlar "ilaçtır", şifadır. Yani çocuğu hasta etmez, iyileştirir.

 

Lütfen psikiyatrik ilaçlar konusunda ön yargılı olmayın ve uzmanın, doktorun tedavisine müdahale etmeyin. Bazen aileler kendileri uzman olup, nasıl bir tedavi yolu izleneceğine karar vermeye çalışıyor. Örnek "çocuğumu ilaçsız terapiyle iyileştir." "Bana iyileşmesi için nasıl davranacağımı anlat" gibi.

Öncelikle çocukta psikiyatrik bir rahatsızlık varsa aile ne yaparsa yapsın ilaç tedavisi ve terapi desteği verilmeden düzeltilemez. Tabi ki ailenin tedavi sürecinde rolü büyüktür. Ama sadece aileye ne yapacağı konusunda danışmanlık verilerek, ya da sadece terapi verilerek, veya sadece ilaç verilerek çocuk tedavi edilemez. Tedavi için ne gerekiyorsa bütünsel bir çerçevede ilerler. İlacın yerini terapi alamaz. Ailenin çocuğunun ilaç almasını önlemek için sadece terapi ve danışmanlık alarak çocuğunun iyileşeceğine inanması kendini kandırmak olur.

 

Bu nedenle aileler bu alandaki uzmanlara ve doktorlara saygı duyarak tedavisi için ne gerekiyorsa yapmalı ve kulaktan duyma yanlış inanışlara kulak asmamalıdır.

 

İlaçların etkisi ve yan etkisi konusunda en doğru bilgiyi bu alanda uzman olmayan arkadaşlarınızdan, eşinizden, dostunuz değil, gittiğiniz veya yönlendirildiğiniz Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı alabilirsiniz.

Psikiyatrik ilaçlar konusunda ön yargılı olmamanız ve tedavi sürecine müdahale etmemeniz dileğiyle,

Pedagog Sevil Yavuz Gümüş

İlgili Sağlık Konuları